Dünya ve Güvenlik

Ceuta mı Sebta mı: VI. Felipe'nin Kuzey Afrika Topraklarına İlk Ziyareti, Sömürge Mirası, Sınır Siyaseti ve 70 Bin Göçmen Akını Tartışmaları Alevlendirdi

İspanya Kralı VI. Felipe, Kraliçe Letizia ile birlikte bu hafta sırasıyla Ceuta ve Melilla'yı ziyaret edecek; bu, 2014'te tahta çıkmasından bu yana bu iki Kuzey Afrika toprağına ilk ayak basışı olacak. Ziyaret, Temmuz ayında 70 binden fazla göçmenin Fas'tan Ceuta'ya akın etmesinin ardından gerçekleşiyor; Madrid ile Rabat arasındaki iki kentin egemenliğine ilişkin uzun süredir devam eden anlaşmazlık da uluslararası gündeme geri dönüyor.

0 görüntülemeKaydetmek için giriş yapın
TRUTH ERA

İspanya Kralı VI. Felipe ile Kraliçe Letizia, 13 Ekim'de Ceuta'ya, ertesi gün Melilla'ya varacak. El Cezire'nin haberine göre, bu, Felipe'nin 2014'te tahta çıkmasından bu yana Kuzey Afrika kıyısındaki bu iki İspanyol toprağına ilk ziyareti olacak. Ziyaret, Temmuz ayındaki büyük çaplı göç akınının ardından ve Madrid ile Rabat arasındaki iki kentin egemenliğine ilişkin uzun süredir devam eden anlaşmazlığın hâlâ çözümsüz olduğu bir dönemde gerçekleşiyor.

Arapça'da Ceuta, Sebta (Sabta, Latince transkripsiyonu genellikle Sebta) olarak adlandırılır. Aynı şehir, iki dil, iki yazı; arkasında 1415'ten günümüze uzanan bir sömürge tarihi var. El Cezire bu tarihi özetledi: 21 Ağustos 1415'te Portekiz Kralı I. João, kenti ele geçirerek kentin yedi yüz yılı aşkın Müslüman yönetimine son verdi. Ardından Ceuta, Portekiz yönetiminde iki yüzyıldan fazla kaldı. 1580-1640 arasında Portekiz ile İspanya ortak hükümdar altında birleşti; 1640'ta Portekiz'in bağımsızlığını yeniden kazanmasının ardından Ceuta İspanyol tahtının elinde kaldı ve 1668 Lizbon Antlaşması bu düzenlemeyi resmen onayladı. Melilla'nın durumu farklıydı — İspanyol ordusu 1497'de kenti Kastilya tacına kattı.

Fas, 1956'daki bağımsızlığından bu yana bu iki kentin egemenliğini talep ediyor ve Ceuta ile Melilla'yı ve çevredeki birkaç İspanyol kontrolündeki küçük toprağı "işgal altındaki Fas toprağı" olarak görüyor. İspanya tarafı, yürürlükteki anayasaya dayanarak Ceuta'yı özerk belediye olarak tanımlıyor ve Özerk Statüsü, Ceuta'yı İspanyol devletinin bölünmez bir parçası olarak açıkça belirtiyor. İki tarafın tutumları karşılıklı olarak kabul edilmiyor ve tarih basit bir yanıt sunmuyor — 1415'ten önceki yönetim yapıları bugünkü anlamda ulus-devletler değildi; Ceuta'nın bugünkü hukuki statüsü, onu izleyen birkaç yüzyıllık İber yönetimine dayanıyor.

Ceuta'nın önemi boyutunun çok ötesinde. İspanyol toprağı olarak kabul edilmesine karşın AB gümrük birliğine dahil değil; Fas ile arasındaki sınır, aynı zamanda Schengen bölgesinin dış sınırı. Bu çifte kimlik, Ceuta'yı Avrupa sınır siyasetinin ön cephesine taşırken onu Madrid-Rabat ikili ilişkilerinde sürekli gündemde olan bir konu haline getiriyor.

Temmuz ayındaki kriz bu konuyu uluslararası kamuoyunun merkezine geri taşıdı. Reuters'ın haberine göre, 30 Temmuz'da 72 binden fazla göçmen Fas'tan Ceuta'ya akın etti — bu rakam Avrupa'nın herhangi bir sınırında nadir görülen bir sayı. Ceuta, Schengen bölgesinin dış sınırı olup AB üye devletlerinin bu sınırın yönetiminde doğrudan sorumluluğu bulunuyor; 70 binden fazla kişinin bir gün içinde bu sınırı aşması tek başına, Avrupa sınır siyasetinin yapısal kırılganlığını ortaya koymaya yeter.

Madrid için topraklar hem egemenlik simgesi hem de yönetim yükü; Rabat için ise egemenlik talebi hiç susmadı ama hiçbir zaman askeri yollara da başvurulmadı. Felipe'nin bu istisnai ziyaretinin zamanlaması tesadüf değil: sınır krizinin ardından bizzat sahaya gitmek, hem iç egemenlik beyanına bir yanıt hem de Rabat'a bir sinyal. Ziyaretin resmi gündemi henüz açıklanmadı, ancak niyet gizlenemiyor.

Adın kendisi de bu kentin karmaşık kimliğini yansıtıyor. El Cezire, Sebta kullanımına atıfta bulunarak şunu belirtiyor: "Sebta kullanmak otomatik olarak siyasi bir beyan oluşturmaz; bu sadece kentin Arapça adıdır." Ancak hangi adın tercih edildiği "Fas'ın kentin egemenliğini talep etmesi nedeniyle siyasi yankı uyandırabilir". Ceuta — coğrafi olarak Afrika'ya gömülmüş, hukuki olarak İberya'ya ait, idari olarak özel bir sınır statüsüne sahip bir şehir — varlığının kendisi sömürge mirasının canlı bir fosilidir.

Yorumlar

0

Henüz yorum yok. Tartışmayı başlatın.