Dünya ve Güvenlik

"Görünmeyen Kadın Bakıcılar": Fransız belgeseli Afgan kadınlarının sağlık çıkmazını gözler önüne seriyor

Fransız gazeteci Mélanie Nunes'in yönettiği kısa belgesel "Afghanistan : les soignantes de l'ombre" yakın zamanda Fransız Arté kanalında yayınlandı; yapım, Taliban yönetimindeki Afganistan'da kadınların sağlık hizmetlerine ulaşmaya çalışırken karşılaştıkları sistematik engelleri kayda alıyor. Röportaj veren kadınlar, "kendi ülkelerinde fikirleriyle kimsenin ilgilenmediğini" açıkça dile getiriyor; bu söz, hem ülke içindeki gerçekliğe bir suçlama hem de uluslararası toplumun uzun süredir süregelen

2 görüntülemeKaydetmek için giriş yapın
TRUTH ERA

Fransız gazeteci Mélanie Nunes'in hazırladığı "Afghanistan : les soignantes de l'ombre" (Afganistan: Görünmeyen Kadın Bakıcılar) adlı kısa belgesel, yakın zamanda Fransız kültür kanalı Arté'de yayınlandı. France 24'ün haberine göre film, Taliban yönetimindeki Afganistan'da kadınların sağlık hizmetlerine ulaşma mücadelesine olduğu kadar, bu ortamda hizmet vermeye devam eden kadın sağlık çalışanlarının çabasına da ışık tutuyor.

"Belgeselde yer alan kadınların seslerini yükseltmeyi kabul etmelerinin nedeni, 'kendi ülkelerinde fikirleriyle kimsenin ilgilenmediğini' derinden hissetmeleridir." Nunes, bu sözleri France 24'ün «Perspective» programında aktardı. Bu cümle, Afgan kadınların kamusal yaşamdaki sistematik marjinalleştirilmesini —yalnızca sağlık kaynaklarına erişimi değil, görüşlerini ifade etme hakkını da— doğrudan ortaya koyuyor.

Taliban'ın 2021'de yeniden iktidara gelmesinden bu yana Afgan kadınlar, eğitim, istihdam ve hareket özgürlüğü gibi alanlarda sürekli bir yoksunluğa maruz bırakılıyor; bu durum uluslararası medyada defalarca kayıt altına alındı. Ne var ki, bir Afgan kadın en temel sağlık hizmetlerine bile zor ulaşabildiğinde, uluslararası toplumun —özellikle en fazla söylem gücüne ve yaptırım araçlarına sahip Batılı ülkelerin— yaptığı açıklamalar, düzenlediği toplantılar ve çıkardığı kararlar ile yereldeki sıradan kadınların gerçek durumu arasında hâlâ süregiden ve göze batan bir uçurum bulunuyor.

Nunes'in belgeseli, uzun süredir göz ardı edilen bir kesiti seçiyor: soyut insan hakları raporlarının rakamlarını değil, somut insanları, somut hastalıkları, somut gecikmeleri. Bu Afgan kadınlar ve onların bakıcıları, ulusal sağlık sisteminin ve küresel medya gündeminin dışına itiliyor; yaşadıkları çıkmaz, uluslararası haber döngüsünün merkezinde bile kendine zor yer buluyor. Askeri müdahalelerin, yaptırımların ve "kadınları koruma" söyleminin bayraklaştırıldığı Batı'nın Afganistan politikasının sürekli salındığı bir zeminde, bu görünürlük kaybının kendisi başlı başına bir tutum oluşturuyor.

Nunes'in aktardığı o cümle, hem Afganistan'daki iç gerçekliğe yöneltilmiş keskin bir suçlama, hem de uluslararası toplumun "ilginin fazla, eylemin yetersiz" tavrına yöneltilmiş doğrudan bir sorgulama olarak okunabilir. Belgeselin yayınlanması, ülkenin yapısal sessizliği ve dışarıdaki anlatıları tarafından marjinalleştirilen bu kadınlara sınırlı ama değerli bir görünürlük kazandırdı; asıl değişim ise hâlâ siyasi iradenin, kaynak dağılımının ve sürekli baskının gerçek bir güç birliği oluşturup oluşturamayacağına bağlı.

Yorumlar

0

Henüz yorum yok. Tartışmayı başlatın.