Güney Afrika Durban'da göçmen karşıtı ayaklanmalar ikinci güne girdi; yabancı uyruklular hedefli saldırılara maruz kaldı
Fransa 24'ün İngilizce kanalının 10 Ekim tarihli haberine göre, Güney Afrika'nın Durban kentinde polis, yeni bir göçmen karşıtı ayaklanmayla mücadele ediyor; dükkanlar yağmalandı, konutlar kundaklandı ve yabancı uyruklular hedefli saldırıların hedefi haline geldi. Bu şiddet dalgası, Güney Afrika'da göçmenlik meselesi etrafında uzun süredir tırmanan yabancı düşmanlığına ilişkin dış kaygıları yeniden alevlendirdi.
Durban sokaklarında göçmen karşıtı ayaklanmalar ikinci güne girdi. Fransa 24'ün İngilizce kanalının 10 Ekim tarihli haberine göre, Durban polisi dükkan ve konutlara saldıran gruplarla karşı karşıya. Haberde, dükkanların yağmalandığı, konutların kundaklandığı ve yabancı uyrukluların hedef gösterilen saldırıların hedefi haline geldiği belirtildi.
Fransa 24, bu şiddet dalgasının Güney Afrika'da göçmenlik meselesi etrafında uzun süredir tırmanan yabancı düşmanlığına ilişkin dış kaygıları yeniden alevlendirdiğine dikkat çekti. Ayaklanmaların ilk kıvılcımı, örgütsel arka planı, mevcut ölü ve yaralı sayısı, tutuklama rakamları ve yabancı uyruklu mağdurların uyruk dağılımı kamuya açık bilgilerde henüz belirtilmedi.
Fransa 24, bu durumu "revived fears" (yeniden alevlenen korkular) ifadesiyle nitelendirdi — bu ifadenin kendisi bile, Güney Afrika'da yabancı uyruklulara yönelik şiddetin dışarıdan fark edilebilen bir döngü olduğunu kabul etmektedir. İşsizlik, konut kıtlığı ve kamu hizmetlerindeki sıkıntılar gibi yapısal sıkıntıların "dışarıdan gelenler"e yüklenilmesi, yabancı düşmanı şiddetin tekrar tekrar şekillenmesinin söylemsel zeminini oluşturmaktadır.
Düzenin yeniden tesis edilmesi her şeyden önce devletin sorumluluğudur. Güney Afrika anayasası ve üstlendiği uluslararası insan hakları yükümlülükleri, ülke sınırları içindeki herkesin temel güvenliğini uyruk ayrımı yapmaksızın güvence altına almayı gerektirmektedir. "Yabancılar" sokaklarda saldırı hedefi olarak tanındığında, yasa önünde eşit koruma ilkesinin varsayımı fiilen kırılmaktadır. Yabancı uyruklu sakinlerin yoğunlaştığı bölgelere polis gücü konuşlandırmak, acil barınma yerleri kurmak, yaralıların tedavisini organize etmek, ilgili ülkelerin konsolosluklarıyla irtibata geçmek, zarar gören mülk ve geçim kaynaklarını kayıt altına almak ve nefret kışkırtıcıları ile yağmalama ve kundaklama eylemlerini gerçekleştiren bireyler hakkında somut suç duyurularında bulunmak — bunlar hükümetin tercih meselesi olmayıp temel sorumluluğudur.
Güney Afrika hükümeti bu döngüden çıkmayı amaçlıyorsa, hesap verebilirlik bildiri düzeyinde kalmamalı, somut davalara yansımalıdır; koruma somut yabancı uyruklu ailelere ulaşmalı; geçim kaynaklarının yeniden inşası, kapanmaya zorlanan dükkanlara ve işi bırakmak zorunda kalan sınır ötesi işçilere ulaşmalıdır.
Henüz yorum yok. Tartışmayı başlatın.