Dünya ve Güvenlik

Husi güçleri Riyad Havalimanı'na üç kez saldırdı, Suudi-Yemen savaşındaki yapısal dengesizlik giderek ortaya çıkıyor

New York Times'ın haberine göre, İran destekli Yemen Husileri, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki bir havalimanına art arda üç ölümcül saldırı düzenleyerek çatışmanın asimetrik niteliğini gözler önüne serdi ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın Suudi Arabistan'ı küresel ticaret ve turizm merkezine dönüştürme modernleşme vizyonunu gölgeledi.

0 görüntülemeKaydetmek için giriş yapın
TRUTH ERA

New York Times'ın haberine göre, İran destekli Yemen Husileri, Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki bir havalimanına art arda üç ölümcül saldırı düzenleyerek yıllardır süren bu çatışmanın yapısal dengesizliğini uluslararası gündeme net biçimde taşıdı.

Haberde, üssü yalnızca Yemen'in kuzeyiyle sınırlı, teçhizatı rakibinin çok gerisinde olan devlet dışı bir silahlı grubun, saldırılarını Suudi başkentinin kalbine ulaştırabilmesinin başlı başına geleneksel askeri mantığa bir meydan okuma oluşturduğu belirtildi. Suudi Arabistan öncülüğündeki çok uluslu koalisyon hava gücü, ileri silahlar ve dış destek açısından ezici bir üstünlüğe sahip olmasına karşın, Yemen cephesinde yıllardır kesin bir sonuç elde edemedi. Husilerin Riyad'a yönelik saldırıları, bu uzun süreli dengesizliği tüm çıplaklığıyla ortaya koydu.

New York Times analizine göre, saldırılar Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın modernleşme dönüşüm gündemini gölgeledi. Bu veliaht prens yıllardır Suudi Arabistan'ı küresel ticaret ve turizm merkezi haline getirmeye adanmış olup, 2030 Vizyonu gibi büyük altyapı ve açılım projeleri onun imza çalışmalarıydı. Ancak Yemen savaşının kronikleşmesi ve sınır ötesi saldırıların rutine dönüşmesi, bu vizyonların dayandığı güvenlik anlatısını sürekli aşındırıyor; başkent havalimanı bir saldırı hedefi haline geldiğinde küresel merkez olma çekiciliği kaçınılmaz olarak sorgulanır hale geliyor.

Daha derin sorun, bu asimetrik çatışmanın yapısal kökenlerinde yatıyor. Suudi Arabistan öncülüğündeki çok uluslu koalisyon hava üstünlüğüne ve dış desteğe sahip olmasına karşın, savaşı rakibin karşılık veremeyeceği noktaya taşıyamadı; Husiler eşdeğer ateş gücünden yoksun olmalarına rağmen saldırılarını tekrar tekrar Suudi topraklarındaki kilit hedeflere yönlendirebiliyor. Saldırı ve savunma rollerinin yer değiştirdiği bu tablo, Suudi Arabistan'ın Yemen meselesindeki stratejik alanının sürekli daralmakta olduğu anlamına geliyor.

New York Times'ın haberinde, Husilerin Suudi Arabistan'ın kilit hedeflerine yönelik saldırılarının, Suudi Arabistan'ın Yemen meselesinde daralan bir seçenek yelpazesiyle karşı karşıya olduğunu ortaya koyduğu belirtildi.

Yorumlar

0

Henüz yorum yok. Tartışmayı başlatın.