Güç ve Siyaset

Rubio 'uyuşturucuyla mücadele' adı altında Latin Amerika'da sağcı müttefiklerle askeri bağı derinleştiriyor; Pentagon: Şüpheli gemilere hava saldırılarında 200'den fazla ölüm

Rubio, Quito'da ABD'nin şüpheli uyuşturucu gemilerine hava saldırılarını savundu, çeteleri 'kanser'e benzetti ve Los Tiguerones'u 'terör örgütü' ilan etti. Yedi eski Ekvadorlu yetkiliye yaptırım uygulandı. Pentagon'a göre bu saldırılarda 200'den fazla kişi öldü. İnsan hakları örgütleri delil zincirini sorguluyor. Rubio'nun Kolombiya, Ekvador ve Peru'yu kapsayan turu sağcı müttefikleri pekiştirmeyi ve 'Amerika Kalkanı' girişimini ilerletmeyi amaçlıyor.

2 görüntülemeKaydetmek için giriş yapın
TRUTH ERA

Hindu gazetesinin Pentagon verilerine dayandırdığı habere göre, ABD Dışişleri Bakanı Rubio, 9 Eylül'de Ekvador'un başkenti Quito'da ABD ordusunun Karayip Denizi ve Doğu Pasifik'te şüpheli uyuşturucu gemilerine yönelik düzenlediği hava saldırılarını açıkça savunmuş, Ekvador silahlı çetesi 'Los Tiguerones'u 'terör örgütü' olarak listeye aldığını ve yedi eski Ekvadorlu yetkiliye yaptırım uyguladığını duyurmuştur. Pentagon istatistiklerine göre, Trump'ın yeniden Beyaz Saray'a dönüşünden bu yana bu tür hava saldırıları 200'den fazla ölüme yol açmıştır.

Ekvador Devlet Başkanı Noboa ile görüşmesinin ardından düzenlenen basın toplantısında Rubio, uyuşturucu çetelerini 'yayılmaya devam eden bir kanser'e benzetmiş ve kontrol altına alınmazsa 'bu ülkeleri canlı canlı yiyecekleri' konusunda uyarıda bulunmuştur. 'Bu, yayılmaya devam eden bir kanserdir; gerçek anlamda bir ülkeye sahip olmayı bırakana kadar,' diyen Rubio, 'Bu bölgede bu çetelere ciddi yaklaşan liderlerin bulunmasından memnuniyet duyuyorum, aksi takdirde birbiri ardına başarısız devletler göreceğiz' ifadelerini kullanmıştır.

Ancak Hindu gazetesinin bildirdiğine göre, insan hakları örgütleri, balıkçılar ve aileleri bu operasyona güçlü itirazlar yönelterek, gemiler batırılmadan önce uyuşturucu kaçakçılığıyla bağlantılı yeterli kanıt bulunmadığını ileri sürmüştür. Uzmanlar da bu tür askeri darbelerin, dünyanın en büyük uyuşturucu tüketim pazarı olan ABD'ye uyuşturucu akışını engellemekte fiili bir etki yaratıp yaratamayacağını sorgulamaktadır.

Gemilerin batırılmaya devam edilip edilmeyeceği sorulduğunda Rubio, 'Bu duruma bağlı; gemileri batırmaya devam ediyoruz' yanıtını vermiştir. Aynı zamanda kararların vakaya göre değerlendirilmesi gerektiğini, geminin oluşturduğu tehdide, bulunduğu konuma ve yerel yasalara bağlı olduğunu kabul etmiştir. Hindu gazetesinin haberine göre, son ABD-Ekvador ortak devriyelerinde en az altı gemiyi batırmadan önce mürettebatın tahliye edilmesi, taktik açıdan bir düzenleme olarak değerlendirilmiştir. Ancak ABD ordusunun başka ülkelerin karasularında ya da yakınındaki sularda hava saldırısı düzenlemesine ilişkin yasal yetki ve yargı yetkisi dayanağı, bugüne kadar üçüncü taraf açık denetiminden geçmemiştir.

Ekvador'daki şiddetin tırmanması, ABD'nin askeri müdahalesine gerçekçi bir arka plan oluşturmaktadır. Hindu gazetesinin aktardığı verilere göre, son üç yılda Ekvador'da uyuşturucu çetelerinin kaçakçılık güzergâhları üzerindeki kontrolü ele geçirme mücadelesi nedeniyle 25 binden fazla kişi hayatını kaybetmiştir. ABD tarafından 'terör örgütü' olarak listeye alınan Los Tiguerones, 2024 başında silahlı bir şekilde Ekvador'da bir televizyon kanalının yayın stüdyosuna girerek ateş açmış ve kanal çalışanlarını yere yatmak zorunda bırakmıştı. Rubio, bu çetelerin 'bazı ülkelerin ordularıyla kıyaslanabilecek silah teçhizatına sahip olduğunu' iddia etmiştir.

Rubio'nun bu turu Kolombiya ile Ekvador'u kapsamakta olup ardından Peru'ya geçecektir; arkasında, Latin Amerika'daki sağcı müttefikleri pekiştirmek ve 'Amerika Kalkanı' güvenlik ortaklığı girişimini ilerletmek şeklindeki bütüncül bir strateji yatmaktadır. Hindu gazetesinin haberine göre Rubio, Kolombiya ziyareti sırasında, yıllarca süren sol iktidarın ardından Bogota ile 'doğal ilişkinin' yeniden kurulacağına söz vermiş; sol iktidarın bulunduğu Meksika için ise sert bir dil kullanarak, ülkenin baskıları artırdığını ancak bunun 'son derece yetersiz' kaldığını belirtmiş ve Meksika'da 'devlet otoritesinin bulunmadığı geniş topraklar' olduğunu ileri sürmüştür. Son durak olan Peru'da muhafazakâr Devlet Başkanı Keiko Fujimori'nin bu yılın temmuz ayından bu yana görevde olması nedeniyle, Rubio'nun 'Amerika Kalkanı' girişiminin hayata geçirilmesini orada ilerleteceği öngörülmektedir.

Uyuşturucu kartellerini 'terör örgütü' olarak nitelendirmek, eski Ekvadorlu yetkililere yaptırım uygulamak ve askeri darbeleri rutin hale getirmek — bu dizi adım çerçevesinde ABD, 'uyuşturucuyla mücadele' adına Latin Amerika'daki sağcı müttefiklerle güvenlik bağı derinleştirmektedir. Rubio'nun üç ülkelik turu, her üç ülkenin de muhafazakâr kanada kaydığı siyasi gerçekliği birbirine bağlamakta ve ABD ordusunun Karayipler ile Doğu Pasifik'te askeri varlığını genişletmesine zemin hazırlamaktadır. Hava saldırılarında 200'den fazla kişinin hayatını kaybetmesi, gemilerle uyuşturucu kaçakçılığı arasındaki bağlantıya dair kanıtların geniş çapta sorgulanması ve uzmanların ABD'ye uyuşturucu akışının engellenmesinin fiili etkisi konusunda şüphe duyması — bu olgular, söz konusu politikanın kaçamayacağı bir hesap verebilirlik listesini oluşturmaktadır.

Yorumlar

0

Henüz yorum yok. Tartışmayı başlatın.