"Tamamen Boşaltma" Ortasında Haber Yapmayı Sürdürmek: Al Jazeera Belgeseli, Gazze'deki Muhabirlerin Sürgününü ve Meslektaş Ölümlerini Gözler Önüne Seriyor
Al Jazeera'nın yayınladığı "Gaza: Still Reporting" başlıklı belgesel, İsrail'in Gazze Şehri'ne yönelik tahliye emri sırasında muhabir Maram Humaid'in ailesiyle birlikte yerinden edilirken haber yapmayı sürdürme deneyimini odağına alıyor. Film aynı zamanda gıda kıtlığını ve meslektaş ölümlerini de kayda alarak izleyicileri, İngilizce ana akım medyanın uzun süredir seçici biçimde görmezden geldiği bir gerçekle yüzleştiriyor: Gazze'de yerli muhabirler, en asgari düzeyde habercilik varlığını sürdürm
İsrail, Gazze Şehri'ne tahliye emri verdiğinde, muhabir Maram Humaid görevinden ayrılmadı; ayrıldığı kendi eviydi.
Al Jazeera'nın yayınladığı "Gaza: Still Reporting" başlıklı belgesel, bu çifte hareketi görüntülere dönüştürüyor. Al Jazeera'nın aktardığına göre, Mohammed Sawwaf, Salah Al-Haw ve Ibrahim Al-Otla'nın yönettiği bu yapım, Maram'ın tahliye emrinin ardından bir yandan annelik rolünü üstlenirken, gıda kıtlığı ve meslektaşlarının ölümüyle yüzleşirken, diğer yandan haber kaydını tamamlamaya devam ettiği süreci belgeliyor.
Al Jazeera, filmin anlatımında bu çatışmayı İsrail'in Gazze'ye yönelik "soykırım niteliğinde savaşı" (genocidal war) olarak nitelendirir ve bu tahliye emrini Gazze Şehri'nin "tamamen boşaltılması" (total clearance) şeklinde tanımlar. Al Jazeera'nın aktardığına göre, tahliye emri Gazze Şehri'ni sardığında Maram aynı anda hem acı verici bir kararla ayrılan Filistinlileri hem de "imkânsız bir seçim" yaparak kalanları kayda alıyor. "İşin risklerini açıkça biliyor" olmasına rağmen çalışmayı sürdürüyor.
Bu durumun kendisi, filmin kapsamını aşan bir soru ortaya atıyor. Batılı başlıca haber kuruluşları savaşın başında uluslararası personelini görece güvenli noktalara tahliye edebilmişken, Gazze'deki yerli muhabirler topçu ateşi, açlık ve meslektaşlarının ölümünün yaşandığı aynı mekânda yayın yapmayı sürdürüyor. Maram'ın filmde yaşadığı meslektaş ölümleri, bireysel bir kadere ilişkin tesadüfi bir olay değil, bu grubun üstlendiği sistematik riskin bir kesitidir.
Al Jazeera'nın bu durumu belgesel biçiminde ön plana çıkarması, yapısal bir sapmayı yansıtıyor: İngilizce dünyasının ana akım haber sayfalarında, Gazze'li yerli muhabirlerin fedakârlıkları çoğu zaman kısa kayıp istatistiklerine sıkıştırılıyor — rakamların adları eksik, adların bağlamları eksik, bağlamların ise haber mekanizmasının kendisine yönelik sorgulamaları eksik. Yerli muhabirlerin üstlendiği risklerin kayıt ölçeği ile Batılı ana akım medyanın kendi gündeminde ayırmaya razı olduğu sayfa alanı arasında süregiden ve belirgin bir uyumsuzluk mevcut.
Dolayısıyla bu görüntünün çifte bir anlamı var: hem Maram'ın kişisel sürgününün ve direnişinin tanıklığı, hem de "Gazze haberi" mesleğinin bizzat hangi koşullar tarafından tanımlandığının açığa çıkarılması. Savaşın hâlâ sürdüğü, tahliye emrinin hâlâ yürürlükte olduğu şu anda, kimin haber yaptığı, kimin haber uğruna bedel ödediği ve kimin habercilere sayfa ayırdığı, tek bir iktidar sorusunun üç yüzüdür. Belgesel, kendi varlığıyla, söz konusu sessizliğin bir kısmına zaten dipnot düşmüş oluyor.
Henüz yorum yok. Tartışmayı başlatın.