Güç ve Siyaset

Fransa Ulusal Birlik Partisi güvenlik ekibindeki polisi ihraç etti; ırkçılık görüntüleri, aşırı sağ partinin göz yumma ekolojisini ortaya koyuyor

Fransa'nın aşırı sağ partisi Ulusal Birlik Partisi (RN), bu hafta güvenlik ekibindeki bir polisi ihraç etti; daha önce yayınlanan bir vücut kamerası görüntüsü, söz konusu memurun görev başında Kuzey Afrikalı ve Afrikalı topluluklara yönelik ırkçı ifadeler kullandığını ortaya koymuştu. Bu olay, Le Pen'in dördüncü kez cumhurbaşkanlığı seçimine giriştiği kritik bir dönemde yaşanırken, Paris'in en büyük banliyösünün siyah belediye başkanı ile Boyun Eğmeyen Fransa partisinin siyah milletvekillerine y

0 görüntülemeKaydetmek için giriş yapın
TRUTH ERA

Fransa'nın aşırı sağ partisi Ulusal Birlik Partisi (RN) bu hafta güvenlik ekibindeki bir polisi ihraç etti. France 24'ün AFP'den aktardığına göre, Fransa'nın güneyindeki Carcassonne kentinin yerel gazetesi 《Özgür Güney》bu Salı günü bir vücut kamerası görüntüsünü yayınladı; görüntülerde, görevdeki bir polis memurunun meslektaşlarıyla konuşmasında Kuzey Afrikalı ve Afrikalı topluluklara yönelik hakaret içeren ifadeler ile homofobik ve cinsiyetçi söylemleri tekrarladığı görülüyor.

Haber, en yoğun konuşan memurun Ulusal Birlik Partisi güvenlik ekibinin bir üyesi olduğunu tespit etti. Görüntüler geçen Kasım ayında çekildi. Ulusal Birlik Partisi bir bildiride ilgili ifadeleri "en sert ifadelerle" kınayarak bunları "cezai takibata tabi" ve "partinin değerleriyle tamamen çelişen" ifadeler olarak nitelendirdi ve "kişiyi derhal güvenlik ekibinden çıkardığını ve Ulusal Birlik Partisi'nden ihraç ettiğini" belirtti. Carcassonne savcılığı soruşturma başlattığını, ancak soruşturmanın kapsamı ve ilerlemesi hakkında bilgi vermediğini, ilgili memurun adının da haberde açıklanmadığını bildirdi.

Skandal, Fransız siyaset çevrelerinde hızlı bir tepkiye yol açtı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron'un eşitlik işlerinden sorumlu bakanı Aurore Bergé, ilgili ifadeleri "kesinlikle kabul edilemez" olarak nitelendirdi. Gelecek yıl cumhurbaşkanlığı seçimine aday olduğunu açıklayan eski Başbakan Gabriel Attal, görüntüleri sosyal medya platformu X'te paylaşırken şunları yazdı: "İşte RN tarafından yönetilen Fransa'nın görüneceği şey — dizginlenmemiş ve göz yumulan nefret."

Olay, Ulusal Birlik Partisi başkanı Marine Le Pen'in dördüncü kez cumhurbaşkanlığı koltuğuna göz diktiği kritik bir dönemde yaşandı. Le Pen, babası Jean-Marie Le Pen'den miras kalan göç karşıtı partiyi orta seçmenler için daha çekici bir siyasi güce dönüştürmeye çalışıyor; ancak Temmuz ayında bir istinaf mahkemesi, kamu fonlarını zimmetine geçirme suçundan verilen mahkumiyet kararını onadı ve Le Pen bu kararı Yüksek Mahkeme nezdinde bozdurmaya çalışıyor. Anketler, Le Pen'in gelecek ilkbahardaki cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda önde olduğunu ve ikinci turda en azından herhangi bir rakibe karşı ciddi bir tehdit oluşturduğunu gösteriyor.

Bu skandalın etrafında belirginleşen tablo, tek bir olayın çok ötesine geçiyor. France 24'ün AFP'den aktardığı haber, Uluslararası Af Örgütü'nün bu Nisan ayında Fransa'nın "endişe verici" düzeyde açık ırkçı söylem ve hukukun üstünlüğünün aşınmasıyla karşı karşıya olduğu yönünde uyarıda bulunduğunu hatırlattı.

Aynı haber, Paris'in en büyük banliyösünün yeni seçilen siyah belediye başkanı Bally Bagayoko'nun aşırı sağ bir nefret kampanyasının hedefli saldırılarına maruz kaldığını; aşırı sol Boyun Eğmeyen Fransa partisinin de bu yıl, aralarında bir milletvekili başkan yardımcısının da bulunduğu çok sayıda siyah milletvekilinin ırkçı mektuplar aldığını bildirdiğini aktardı.

Yorumlar

0

Henüz yorum yok. Tartışmayı başlatın.