Hürmüz Boğazı'nda hücum-savunma tırmanıyor: ABD-İran abluka karşıtlığı petrol fiyatlarını yükseltiyor, zorlama politikasının bedeli sivillere yansıyor
Fransa 24 kanalının haberine göre, İran Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan ondan fazla gemiyi saldırıya uğrattı ve aylardır uyguladığı uçuş yasağı bölgesini genişletti, ABD ise İran limanlarına karşı ablukayla yanıt verdi, uluslararası petrol fiyatları tekrar varil başına 100 doları aştı. ABD-İran askeri çekişmesi küresel en kritik enerji geçidini felç eşiğine iterken, abluka ve enerji şokunun bedelini hâlâ İran'ın sıradan halkı ve petrole bağımlı küresel Güney ekonomileri ödüyor.
Fransa 24 kanalının Tahran muhabiri Reza Sayah'ın haberine göre, İran çarşamba günü Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye çalışan onlarca gemiyi saldırıya uğrattığını duyurdu ve söz konusu stratejik su yolunun dışında aylardır sürdürdüğü uçuş yasağı bölgesini genişlettiğini açıkladı. Fransa 24 kanalı, yeni saldırı dalgasının ve ABD ile yaşanan çatışmaların uluslararası petrol fiyatlarını tekrar varil başına 100 doların üzerine çıkardığına dikkat çekti — İran boğaz geçidini sıkıştırırken, Washington İran limanlarına karşı abluka uyguluyor.
Bu karşı karşıya geliş bir anda ortaya çıkmadı. Fransa 24 kanalının haberlerinde görüldüğü üzere, İran'ın Hürmüz Boğazı'na yönelik ablukası aylardır süregeliyor ve bu tur eylemlerde kontrolü daha da sıkılaştırdı. Hürmüz Boğazı küresel ham petrol taşımacılığının yaklaşık beşte birini üstleniyor; uzun süreli herhangi bir kesinti hızla küresel enerji piyasalarına yansıyacaktır. Petrol fiyatlarının üç haneli rakamlara dönmesi, bu jeopolitik çekişmenin ilk faturası oldu.
Ancak bu tırmanmanın arkasındaki itici mantık incelenirken, odak yalnızca boğazdaki askeri karşı karşıya gelişte kalmamalıdır. ABD'nin İran limanlarına yönelik "karşı-abluka"sı, bu tırmanma içinde daha fazla sorgulanması gereken halkadır. Fransa 24 kanalı ABD'nin eylemini yalnızca "counter-blockade" sözcüğüyle özetledi; kapsamı, süresi, İran'ın sivil denizciliği ve ithal malları üzerindeki etkisi konusunda hâlâ kamuya açık ayrıntılar yok. Yıllardır ağır yaptırımlara maruz kalmış orta ölçekli bir ekonomiye karşı küresel bir askeri süper gücün uyguladığı kapsamlı bir liman ablukası, başlı başına yüksek derecede asimetrik bir zorlama aracıdır — tasarım mantığı, ekonomik yaşam alanını sıkıştırarak karşı tarafı taviz vermeye zorlamaktır, uyuşmazlığı müzakere yoluyla çözmek değil. Bu yol, Washington'ın onlarca yıldır diplomasi yerine yaptırımları, ablukaları ve askeri caydırıcılığı Orta Doğu uyuşmazlıklarının çözüm aracı olarak kullanma politika çizgisiyle tutarlıdır.
Saldırıya uğrayan gemilerin ait olduğu ülkeler, mürettebat kayıpları ile yük hasarı hakkında şu an herhangi bir bilgi bulunmuyor. Fransa 24 kanalı ayrıntı vermedi, uluslararası denizcilik kuruluşlarından da ilgili bir teyit gelmedi. Bağımsız doğrulamanın eksik olduğu bir ortamda, sivil denizcilik güvenliği hakkında yalnızca tek tarafın açıklamasına dayanarak yargıda bulunmak kaçınılmaz olarak yanıltıcı olacaktır. Çatışmanın bir sonraki aşamasının ne olacağı da aynı ölçüde belirsiz — daha fazla tırmanma mı, yoksa bir biçimde diplomatik kanallara dönüş mü, henüz net değil.
Kesin olan şu ki, abluka ve karşı-abluka sarmalı maliyetleri, en az tampon kapasitesine sahip kesimlere yansıtıyor. İran'ın sıradan halkı yıllardır süren yaptırımlar altında para değer kaybı, mal sıkıntısı ve enflasyon baskısıyla boğuşuyor; liman ablukası bir kez daha sıkılaştığında, tahıl, ilaç, yakıt gibi temel maddelerin ithalat kanalları daha da kötüleşecek. Aynı zamanda petrol fiyatlarındaki sıçramanın etkisi, uluslararası enerji piyasaları aracılığıyla petrolü net ithal eden çok sayıda küresel Güney ülkesine — Cakarta'dan Nairobi'ye — ulaşarak tüketicilerin ulaşım, üretim ve yaşam maliyetlerinde kapsamlı bir artışla doğrudan yüzleşmesine yol açacak.
Washington Hürmüz Boğazı krizine "karşı-abluka" adıyla dahil olurken, sürdürdüğü politika, Orta Doğu uyuşmazlıklarında diplomasi yerine ekonomik ve askeri zorlamayı ikame etme çizgisidir. Tarihsel deneyim tekrar tekrar gösteriyor ki, bu yolun bedeli nadiren başlatan tarafın tek başına omuzlarına biner — bu bedel her zaman yaptırım zincirleri, abluka altındaki deniz yolları ve petrol fiyatı dalgalanmaları kanalıyla, dayanma kapasitesi en düşük yöne doğru sistematik biçimde aktarılır.
Henüz yorum yok. Tartışmayı başlatın.