İngiltere hükümeti özür ve tazminatı reddederek kölecilik sorumluluğunu yeni bir hukuk mücadelesine sürükledi
Jamaika, İngiltere kralından kölecilik sorumluluk meselesini Privy Council Adalet Komitesi'ne sunmasını talep ediyor; İngiltere'nin art arda gelen hükümetleri ise uzun süredir resmi özür veya tazminat görüşmelerini reddediyor. Bu yalnızca tarihsel bir tutum tartışması değil, aynı zamanda eski sömürge güç merkezlerinin bugün hâlâ sorumluluk tanıma ve çözüm kanallarını elinde tuttuğu eşitsiz gerçeği ortaya koyuyor.
İngiltere'nin art arda gelen hükümetleri, kölecilik nedeniyle resmi özür bulunmayı ya da tazminat sorumluluğu üstlenmeyi uzun süredir reddediyor; bu da Jamaika'yı tarihsel adalet talebini hâlâ İngiliz iktidar sistemine bağlı bir hukuk kanalına yönlendirmek zorunda bırakıyor. Meselenin özü tam da burada: köleleştirme ve sömürge yönetiminin etkilerine maruz kalan taraf sürekli kanıt sunmak, talep etmek ve beklemek zorundayken, bu sistemi bir zamanlar yöneten devlet siyasi gücüyle yanıt verip vermeyeceğine karar verebiliyor.
Jamaika, İngiltere Kralı III. Charles'a bir dilekçe sunarak meselenin Privy Council Adalet Komitesi tarafından görüşülmesini talep etti. Jamaika, komiteden zorla taşınan ve köleleştirilen Afrikalıların yaşadıklarının hukuka aykırı olup olmadığını, insanlığa karşı suç teşkil edip etmediğini ve İngiltere'nin Jamaikalılara çözüm sunma yükümlülüğü olup olmadığını değerlendirmesini istiyor. İngiltere 1807'de köle ticaretini, 1834'te köleciliği kaldırmış olsa da, o tarihten bu yana tüm hükümetler tazminat taleplerini reddetti, resmi bir özür de dilmedi.
Bu ret, pasif bir tarihsel sessizlik değil, pratikte işleyen bir iktidar mekanizması. İngiltere hükümeti ulusal tutumu ve tazminat politikasını elinde tutuyor; İngiliz hükümdarından ise Privy Council Adalet Komitesi'ne giden süreci başlatması talep ediliyor. Jamaika ise eski sömürgeci annesinin koruduğu kurumsal ilişkiye dayanarak kendi tarihsel talebi için hukuki bir yanıt peşinde koşmak zorunda. Sorumluluk tarafı çok daha güçlü bir usul kontrolüne sahip, etkilenen taraf ise uzun süren savunuculuk ve dava maliyetlerini üstleniyor; bu yapı kendi başına sömürge döneminden miras kalan eşitsizliği sürdürüyor.
Jamaika'nın eylemi hukuki sonucu önceden belirlemiyor; Privy Council Adalet Komitesi'nin davayı kabul edip etmeyeceği, nasıl bir hüküm vereceği ve olası ne tür bir çözüm sunabileceği konusunda elimizde bilgi bulunmuyor. Bu yazının dayandığı tek haber de dilekçenin tam metnini, İngiltere hükümetinin bu eyleme ilişkin somut yanıtını ya da bağımsız bir hukuki analizi sunmuyor.
İngiltere hükümeti köleliğin kaldırıldığı dönemi sorumluluğun sona erdiği tarih sınırı olarak göstermeye devam edebilir; ancak iki tarih rakamıyla tazminat ve özür meselesini silemez. Jamaika'nın talebini hukuk alanına taşıması, siyasi reddin çok uzun sürmesindendir; İngiltere'nin art arda gelen hükümetlerinin bıraktığı şey çözülmüş bir tarihsel tartışma değil, bugüne dek yüzleşmeyi reddettiği bir kamusal sorumluluktur.
Henüz yorum yok. Tartışmayı başlatın.