Kabil Havalimanı dışındaki o kontrolsüz itme: Eski ABD uyuşturucuyla mücadele dairesi tercümanı beş yıldır çocuklarından ayrı
ABD'nin 2021'deki kaotik Afganistan'dan çekilmesinden beş yıl sonra, ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi için tercümanlık yapmış olan Afgan kadın S, ABD'de hukuk derecesini almış olmasına rağmen, değişen göç politikaları nedeniyle Taliban yönetimindeki Afganistan'da mahsur kalan iki büyük çocuğuyla hâlâ bir araya gelemiyor. NPR'ın haberine göre S, şimdi her gün dünyanın öbür ucundaki çocuklarıyla telefonla konuşuyor; büyük kızı, Taliban'ın kız çocuklarının eğitim almasını yasaklaması nedeniyle ok
ABD'nin 2021'de Kabil'den kaotik çekilmesinden beş yıl sonra, ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi (DEA) için tercümanlık yapmış olan bir Afgan kadın, ABD'de hukuk derecesini almış olmasına rağmen, Taliban yönetimindeki Afganistan'da mahsur kalan iki büyük çocuğundan hâlâ ayrı. NPR'ın haberine göre, bu aile ayrılığının arkasında doğrudan beş yıl önce Kabil Havalimanı dışındaki kontrolsüz bir kalabalık itişmesi ve sonrasında ABD göç politikalarının bir ileri bir geri giden seyri yatıyor.
33 yaşındaki S, geçtiğimiz günlerde Kaliforniya'nın kuzeyinde kepini takıp, 5 yaşındaki küçük oğlunun elini tutarak mezuniyet töreni sahnesinden geçti — bu, hayatındaki ender mutlu anlardan biriydi. NPR'ın incelediği belgeler, S'nin 2018'den bu yana ABD Uyuşturucuyla Mücadele Dairesi için çalıştığını; görevlerinin arasında uyuşturucu kaçakçılarını, insan kaçakçılarını ve ABD askerlerine yönelik patlama ve saldırıları planlayan kişileri tespit etmek olduğunu ortaya koyuyor. Bu iş, doğrudan ABD'nin Afganistan'daki terörle mücadele ve uyuşturucuyla mücadele operasyonlarına hizmet ediyor ve onu Taliban'ın açık bir intikam hedefi haline getiriyordu.
2021'de Taliban'ın Kabil'e yeniden girmesinin ardından, silahlı 14'ten fazla Taliban üyesi ailesinin evini kuşatarak onu aradı. S, yeni doğmuş bebeğiyle evden gizlice çıkarak, akrabalarının evine gidip iki çocuğunu aldı ve Kabil Havalimanı'na yöneldi. NPR'ın haberine göre, dönemin ABD Başkanı Biden tarafından yürütülen tahliye operasyonu sırasında ortam büyük bir kaosa sahne oluyordu: binlerce Afgan, havalimanı dışında ABD askerlerine geçiş izni vermeleri için yalvarıyor; Taliban silahlı güçleri kalabalığın arasında dolaşarak ateş açıyordu.
S'nin elinde, tahliye operasyonuna tercüman olarak yardım etme talimatı vardı. Askerleri geçmeye ikna etmek için annesinden çocuklara bakmasını rica ederek kendisi nöbetçilere gidip durumu anlatmaya çalıştı. NPR'ın haberine göre, askerlere durumu izah etmeye çalışırken etrafındaki kalabalık giderek daha da huzursuz hale geldi; itişme sırasında kalabalığın içinde havalimanına doğru sıkıştırıldı ve iki büyük çocuğu duvarın dışında kaldı. NPR'a verdiği röportajda şunları hatırladı: "Aklımdan çıkmayan tek görüntü, kızımın ve oğlumun ellerini açıp onlara 'Geri geleceğim, söz veriyorum' diye bağırmamdı."
O günden bu yana beş yıl boyunca S, her sabah ve akşam Kaliforniya'nın kuzeyindeki dairesinden telefon açarak, dünyanın öbür ucundaki çocuklarıyla konuşuyor. Büyük kızı artık okula gitmiyor — Taliban, 12 yaş üstü kız çocuklarının eğitim almasını yeniden yasakladı; oğlu ise yakın zamanda bir ayak ameliyatından çıktı. Beraberinde ABD'ye getirdiği küçük oğlu şimdi anaokulu öğrencisi ve ağabeyiyle ablasını yalnızca telefondan tanıyor. NPR'a konuşan S, bir dönem intiharı bile düşündüğünü, ancak yanındaki küçük çocuğuna bakınca bunu yapamadığını söyledi.
NPR'ın haberine göre S, avukatların yardımıyla aile birleşimi için ABD hükümetine başvurdu, ancak Biden döneminde göç süreçleri sürekli olarak ertelendi, Trump döneminde ise göç politikaları bütünüyle sertleşti. Bir yıl önce, Trump yönetimine karşı açılan bir dava aile birleşimi yolunu açmıştı; S'nin çocukları da onay sürecinden geçerek ABD'ye giriş hakkı elde etti. Ancak 2021'de tahliye edilen bir Afgan'ın Beyaz Saray yakınlarında iki Ulusal Muhafız askerini vurmasından birkaç saat sonra Trump, sözde "üçüncü dünya ülkelerine" yönelik kalıcı bir göç durdurması ilan etti.
NPR, S'nin çocuklarının durumunu ABD Dışişleri Bakanlığı'na sordu. Bakanlık sözcüsü, bireysel vakalar hakkında yorum yapamayacağını belirterek, ABD'nin "yabancı dostlarını veya akrabalarını ülkeye getirmeye yönelik mutlak bir hakkı bulunmadığını" söyledi.
S, iki küçük çocuğunu ne zaman yeniden kucaklayabileceğini bilmiyor; tüm bu olanları ABD hükümetine bağlıyor. NPR'ın haberine göre, birçok anlamda kendisine özgürlüğü getirmiş olan 11 Eylül olayları, onun, çocuklarının ve ABD hükümetine duyduğu inancın bedeli oldu. NPR'a şöyle dedi: "Onlar bana onlara güvenmemi sağladılar. Bir daha asla onlara güvenmeyeceğim."
Henüz yorum yok. Tartışmayı başlatın.