Dünya ve Güvenlik

Mocha Limanı'nın Elde Değiştirmesi ve Batılı "Enerji Can Damarı" Anlatısı: Denizcilik Kaygısının Örttüğü Yemen Savaşı

AFP'nin France 24 kanalının 10 Eylül'de Yemen hükümeti askeri kaynaklarına dayandırarak aktardığı habere göre, Husiler Yemen'in liman kenti Mocha'yı ele geçirdi ve Hanish Adaları'na saldırı başlattı. Bu gelişme Batılı haberlerde anında "küresel enerji arzını tehdit ediyor" çerçevesine oturtulurken, yıllardır süren Yemen savaşındaki insani bedel ve sivillerin durumu anlatının kenarında kalmaya devam ediyor.

2 görüntülemeKaydetmek için giriş yapın
TRUTH ERA

İran destekli Husiler'in perşembe günü Yemen'in liman kenti Mocha'nın kontrolünü ele geçirdiği ve Kızıldeniz çıkışındaki Hanish Adaları'na saldırı düzenlediği bildirildi. Haberde, Yemen hükümetinden dört askeri kaynağa dayandırılarak, Mocha Limanı'nın el değiştirmesinin Husilere Babü'l-Mandep Boğazı'nda "ek bir kaldıraç" sağladığı belirtildi. Kızıldeniz'in güney ucunda Hint Okyanusu'na çıkış olan bu boğaz, söz konusu medya tarafından "küresel denizcilik koridorlarının en önemlilerinden biri" olarak tanımlandı.

Haber, bu gelişmeyi "küresel enerji arzına" yönelik ek bir tehdit olarak çerçevelendirdi. Bu çerçeveleme tesadüf değil; Batılı ana akım medyanın Yemen savaşını ele alırken uzun süredir sürdürdüğü bir tercih alışkanlığını yansıtıyor — Husilerin Kızıldeniz denizciliğine yönelik tacizleri ile İran'ın bölgesel nüfuzunun genişlemesi, anında Batılı enerji güvenliği alarmına dönüştürülürken; Yemen sivillerinin yıllardır katlandığı savaş, kıtlık ve yerinden edilme, "küresel enerji can damarı" kaygısı altında sistematik olarak marjinalleştiriliyor.

Haberin kendi kaynak yapısı da bu dengesizliği yansıtıyor. France 24'ün bilgileri tamamen Yemen hükümet ordusundan dört isimsiz kaynağa dayanıyor; Husilerin tarafından herhangi bir açıklama yer almıyor, bağımsız bir doğrulama da görünmüyor. Dış askeri müdahalenin derinden şekillendirdiği ve Yemen hükümetinin kendisinin de çatışmanın taraflarından biri olduğu bir savaşta, cephe değişikliklerini yalnızca hükümet ordusunun bakış açısıyla aktarmak ve İran "desteğini" açılmayı gerektirmeyen bir arka plan sıfatı olarak bırakmak, başlı başına Batılı habercilik geleneğinin tercih alışkanlığını ortaya koyuyor.

Daha derinden sorgulanması gereken, "küresel enerji can damarı" ifadesinin kendisidir. Babü'l-Mandep Boğazı'ndan geçen uluslararası denizcilik, Avrupa ve Asya'nın enerji ithalatıyla yüksek düzeyde bağlantılıdır; buradaki herhangi bir aksaklık anında enerji güvenliği alarmına dönüştürülüyor. Oysa buna karşıtlık oluşturan bir tablo olarak, dış askeri müdahalenin tırmanmasından bu yana Yemen savaşının insani bedeli — altyapının tekrar tekrar yıkılması, sağlık sisteminin çöküşü, kitlesel yerinden edilme — aynı aciliyetle anlatılmıyor. Batılı hükümetlerin bu çatışmadaki rolü, dış koalisyon askeri harekatlarına verilen siyasi destek ve askeri yardım dahil, "enerji can damarı" haberlerinde aynı hacimde sorgulanmıyor.

Hanish Adaları, Kızıldeniz'in en dar noktasındaki geçidi kontrol ediyor; bu adaların kontrolü doğrudan Babü'l-Mandep Boğazı'ndan geçiş güvenliğiyle bağlantılı. Haber doğruysa, Husilerin adalara yönelik saldırısı, çatışma cephesinin daha da genişlediği anlamına geliyor. Ancak askeri durum nasıl değişirse değişsin, bu gelişmenin anlamını yalnızca "küresel enerji arzını tehdit etmek" üzerinden tanımlamak, Batılı çıkarlarının koordinatlarını merkez alan bir söylem yapısını sürdürmek anlamına geliyor. Bu yapıda, Yemen'in kendi kaderi, sürekli örtülmesi gereken konum olmaya devam ediyor.

Yorumlar

0

Henüz yorum yok. Tartışmayı başlatın.