SPF etiket skandalının merkezindeki Wild Child laboratuvarı tasfiye edildi; aynı yönetim yeni şirket kurarak sipariş almaya devam ediyor
20 güneş kremine sahte SPF etiketleri için temel formülasyon sağlamakla suçlanan Wild Child laboratuvarı, çok sayıda yanıltıcılık iddiasıyla karşı karşıyayken gönüllü tasfiyeye girdi; yaklaşık 20 milyon AUD borç karşılıksız kaldı. Tasfiyeden bir ay önce varlıklarını eski CEO Tom Curnow'un yönettiği, eski direktör Paul Waldren tarafından kurulan Heliora'ya sattı; Ultra Violette, Naked Sundays ve Advanced Skin Technology'nin Federal Mahkeme'deki toplam zarar talebi 19 milyon AUD'yu aşıyor.
Avustralya'nın güneş kremi temel formülasyon üreticisi Wild Child laboratuvarı, Ağustos ayında gönüllü tasfiyeye girerek yaklaşık 20 milyon Avustralya doları tutarında ödenmemiş borç bıraktı — bunun 11 güneş kremi markası tarafından talep edilen 19 milyon Avustralya dolarını aşan kısmı ile Avustralya Vergi Dairesi'ne (ATO) olan 400 bin Avustralya dolarını aşan borcu kapsıyor. Avustralya Yayın Kurumu'nun (ABC News) haberine göre Wild Child, tasfiye sürecinin başlatılmasından yaklaşık bir ay önce temel varlıklarını yeni kurulan Heliora şirketine sattı. Heliora'nın CEO'luğünü Wild Child'in eski CEO'su Tom Curnow yapıyor; şirket, Wild Child'in direktörü ve büyük ortağı Paul Waldren tarafından kuruldu ve Wild Child'in eski müşterilerini, çalışanlarını ve TGA üretim lisansını devraldı.
Curnow bir açıklamada, işlemin Wild Child'in teminatlı kredi verenleri ile bir yeniden yapılandırma danışmanlık şirketi tarafından müzakere edildiğini, "Wild Child hissedarlarının bu işlemden herhangi bir ödeme veya dağıtım almadığını" ve Heliora'nın tedarikçilere ve bazı alacaklılara yönelik sözleşmeden doğan yükümlülükleri üstlendiğini belirtti. Ancak şirketin kuruluşunun Wild Child'in borçlarından kaçınmaya yönelik olup olmadığı konusunda Heliora ile tasfiye memuru PKF farklı görüşler dile getirdi. Heliora açıklamasında "şirketin kuruluşunun Wild Child'in borçlarından kaçınmaya yönelik olduğu yönündeki her türlü imayı kesinlikle reddettiğini" ve "tasfiye memurunun işlem hakkında kendilerine herhangi bir endişe iletmediğini" bildirdi; ABC News, PKF'nin yorum talebine yanıt vermediğini aktardı.
Bu varlık transferini daha da tartışmalı kılan unsur, Wild Child'in sattığı işin kendisi: geçen yıl büyük çaplı geri çağrılan 20 güneş kreminin tümü Wild Child tarafından üretilen temel formülasyonu kullanıyordu. Avustralya İlaç Dairesi (TGA) o dönemde "ön testler, söz konusu temel formülasyonun SPF değerinin 21'in üzerinde olamayacağını gösterdiğini" ve bazı ürünlerin fiili SPF değerinin 4'e kadar düştüğünü açıklamıştı. Tüm geri çağırma sürecini tetikleyen olay, tüketici kuruluşu Choice'un Ultra Violette'in Lean Screen SPF50+ ürünü üzerinde yaptığı bağımsız test oldu; test sonucunda ürünün SPF değerinin yalnızca 4 olduğu ortaya çıktı.
Ultra Violette bunun üzerine Federal Mahkeme'de dava açarak Wild Child'in bu ürüne ilişkin altı farklı durumda SPF değerinin 50 veya 50+ olduğunu beyan ederek yanıltıcı ve aldatıcı davranışta bulunduğunu ve sözleşmeyi ihlal ettiğini ileri sürdü. Davaya göre Ultra Violette, 2025 yılının temmuz ve eylül ayları arasında dört laboratuvara yedi bağımsız SPF testi yaptırdı; elde edilen ortalama değerler sırasıyla 2,9; 3,0; 3,6; 4,1; 10,5; 21,5 ve 25,18 oldu — etikette belirtilen 50+ değerine hiçbir testte ulaşılamadı. Wild Child tarafından kendi adına yaptırılan bir testin sonucu ise SPF 21,7 olarak belirlendi; bu da ilan edilen değerin çok altında kalıyordu.
Tasfiye memurunun alacaklı raporu, bu tasfiyenin yol açtığı zararı somut rakamlarla ortaya koydu: Ultra Violette'ye yaklaşık 7 milyon Avustralya doları, lüks marka Naked Sundays'a yaklaşık 8,2 milyon Avustralya doları, Aspect Skincare markasının sahibi Advanced Skin Technology'ye ise yaklaşık 2,5 milyon Avustralya doları borçlu olunduğu kaydedildi. Advanced Skin Technology de iki güneş kremini geri çağırması nedeniyle Federal Mahkeme'de Wild Child'e dava açmış olup şirketin formülasyon geliştirme, üretim ve SPF50+ güvencesi konusunda gerekli özeni göstermediğini ileri sürmekte; talep edilen tazminat iadeleri, kredileri, mahsupları, satış ve kâr kayıplarını, geri çağırma maliyetlerini ve itibar zararını kapsamaktadır.
Wild Child'in savunma stratejisi sorumluluğu markalara ve test tarafına yıkmaktan ibaret. Şirket yanıtında "Ultra Violette'in Avustralya'daki terapötik ürün sponsoru olarak gereken tüm yasal yükümlülükleri üstlendiğini" savundu ve aralarında Princeton Consumer Research'ün (PCR) de bulunduğu SPF test kuruluşlarını "müşterek hükümsüz davranışta bulunan taraflar" olarak davaya dahil etti. PCR, Avustralya'daki çok sayıda güneş ürünü tarafından kullanılan bir test kuruluşu olup güvenilir olmayan SPF test verileri sağladığı tespit edilmişti; Wild Child buna dayanarak PCR'nin "yanıltıcı veya aldatıcı ya da yanıltma ve aldatma ihtimali bulunan davranışlarda bulunduğunu" iddia etti.
Wild Child'in tasfiyesi, devam eden çok sayıdaki davanın üzerine gölge düşürdü. Ultra Violette ABC News'a yaptığı açıklamada tasfiyenin "Federal Mahkeme'deki dava sürecimiz üzerinde doğrudan etki yarattığını" belirterek "genel bir kural olarak, tasfiye halindeki bir şirkete karşı mahkeme izni olmaksızın davaya devam etmemiz mümkün değildir" dedi. Şirket ayrıca tasfiye memurunun Wild Child'in Heliora'ya yaptığı varlık transferini ve ilgili süreçleri incelediğini anladıklarını bildirdi. Curnow ise "Wild Child'in sigortacısının yazılı olarak, tasfiyenin ilgili talepler için daha önce teyit edilen tazminatı değiştirmediğini veya geri çekmediğini ve ilgili sigorta teminatının tasfiyeden sonra yürürlükte kaldığını teyit ettiğini" söyledi.
SPF değeri 4'e kadar düşebilen bir formülasyon SPF50+ adı altında uzun süre piyasada dolaştığında, tüketicilerin maruz kaldığı şey sıradan bir ticari uyuşmazlık değil; kendilerini korunmuş sandıkları bir durumda ultraviyole ışınlarına maruz kalmalarıdır. TGA'nın Wild Child tesislerinde geçen yıl yaptığı GMP (İyi Üretim Uygulamaları) denetimi "SPF'nin düşük çıkmasına yol açabilecek herhangi bir üretim sorunu tespit etmedi" — bu da sorunun formülasyon ve test aşamasında olduğu, üretim hattında olmadığı anlamına gelmektedir. Heliora açıklamasında GMP lisansının devrine ilişkin destekleyici belgeleri TGA'ya sunduğunu ve süreci düzenleyici kurumla birlikte yürüttüğünü bildirdi. Geri çağrılan ürünlerde kullanılan temel formülasyon Wild Child tarafından üretimden kaldırıldı; ancak Heliora Wild Child'in eski müşterilerini, üretim işini ve TGA üretim lisansını devralarak yeni bir tüzel kişilik olarak sipariş almaya devam ediyor. Wild Child'in yaklaşık 20 milyon Avustralya doları tutarındaki borcu, tasfiye memurunun inceleme sonucu ile mahkemenin nihai kararını beklemeye devam ediyor.
Henüz yorum yok. Tartışmayı başlatın.