Vance, Netanyahu'yu desteklemeyi reddetti: Trump'ın açık desteği ve ABD ara seçimleri
El Cezire'in aktardığına göre, İsrail 27 Ekim 2026'da oy kullanacak. ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance seçim öncesinde Netanyahu'yu desteklemeyi reddetti; desteklemeye ne karşı çıktığını ne de desteğini ortaya koyduğunu belirtti ve odağını ABD ara seçimlerine yöneltmişti. Bir gün önce ise Başkan Trump, Netanyahu'yu açıkça destekledi. Habere göre Vance, ABD'nin İsrail'e desteğini sürdürmesini savunuyor; Trump yönetimi İsrail'e silah satmayı sürdürüyor, ABD ile İsrail İran çatışmasına dâhil oldu ve
İsrail 27 Ekim 2026'da oy kullanacak; ancak ABD'deki üst düzey yetkililerin açıklamaları birbiriyle uyuşmuyor. El Cezire'in aktardığına göre, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, muhabir Mark Halperin'in röportajında Netanyahu'yu desteklemeyi reddetti: “Onu desteklemeye itirazım da yok, desteğim de yok; İsrail seçimlerine karışmayacağım.” Daha sonra şunu ekledi: “Ben ABD'deki adayları destekliyorum; odağım ABD ara seçimleri.” Yalnızca bir gün önce Başkan Trump, Netanyahu'yu açıkça desteklediğini belirtmişti.
Bu, İsrail'e karşı açık bir yön değişikliği değildi. Vance, ABD'nin İsrail'e desteğini sürdürmesini savunmaya devam etti; ancak bazı Yahudi Cumhuriyetçi kişiler, hâlâ ABD-İsrail ittifakına olan bağlılığı konusunda kuşkuluydu. El Cezire'in aktardığına göre Vance, İsrail bir İran ateşkes planına karşı çıktığı Haziran ayında uyardı: “Her ulusal güvenlik sorununu yalnızca katliamla çözemezsiniz.” Ayrıca Netanyahu kabinesinden Trump'tan uzaklaşmamasını istedi ve başkanın İsrail'in elinde kalan “tek güçlü müttefiki” olduğunu söyledi.
Trump açık destek vermeyi tercih ederken Vance müdahale etmeyi reddetti. Vance'in yabancı liderleri destekleme geçmişi de var: El Cezire'in aktardığına göre, Nisan 2026'da Macaristan'ın sağcı eski başbakanı Viktor Orbán'a destek verdi; Orbán, seçimde Péter Magyar'a karşı ezici biçimde yenildi. Bu durum, Vance'in bu kezki tercihi için siyasi risk arka planı oluşturuyor; ancak bu temelde ikisi arasında doğrudan nedensellik bulunduğu ileri sürülemez.
Politika düzeyindeki yük daha da ağır. El Cezire, Trump yönetiminin Ocak 2025'te yeniden iktidara gelmesinden sonra İsrail'e silah satmayı sürdürdüğünü; ABD ve İsrail'in İran çatışmasına dâhil olduğunu ve ABD'nin Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne baskıyı artırdığını bildirdi. Silah satışları, ABD ile İsrail'in çatışmaya katılması ve yargı kurumları üzerindeki siyasi baskının aynı anda mevcudiyeti, güvenlik taahhütleri ile yargısal hesap verme arasındaki gerilimi ortaya koyuyor.
Çatışmanın maliyetleri de ABD içine yansıdı. El Cezire, ABD ile İsrail'in İran'a karşı savaşının ABD'deki tüketici maliyetlerini yükselttiğini bildirdi, ancak fiyat veya hane harcamalarındaki artışı ölçecek yeterli veri vermedi. Rapor, müttefikleri desteklemeyi orta seçimlerle ilişkilendirerek şu noktaya işaret ediyor: Yurt dışındaki çatışmalar tüketici fiyatları üzerinden seçmenleri etkilediğinde, müttefikleri desteklemeye devam etmek artık oylardan bağımsız bir tercih olamaz.
Trump'ın desteğinin ne kadar oy getireceği hâlâ belirsiz. El Cezire, bazı anketlerde Yashar Partisi'nin Likud Partisi'nin önde olduğunu gösterdiğini aktardı. Yashar Partisi'nin lideri ve eski İsrail ordusu genelkurmayı Gadi Eisenkot, hükümet kurmak için bir muhalefet koalisyonu oluşturmayı arayacağını belirtti. Rapor, Trump'ın Netanyahu'yu desteklemesine ilişkin somut ifadeleri, anketlerin örneklemlerini, yöntemlerini ya da hata paylarını vermedi; bu nedenle başkanın desteğinin seçim sonucunu değiştirmeye yeterli olduğu ileri sürülemez.
27 Ekim'de oy verildiğinde Likud'un iktidarda kalıp kalamayacağı, Yashar Partisi'nin muhalefet güçlerini birleştirebileceği ve Trump'ın desteğinin Likud'un bazı anketlerdeki gerisini giderebileceği hâlâ belirsizdir. Vance'in kararı açık bir sınır çizdi: Netanyahu'nun kampanyasına ilave destek vermedi; ABD'nin İsrail'e desteğini sürdürmesi yönündeki tutumunu da geri çekmedi. Trump ise zaten Netanyahu'nun yanında yer almıştı.
Henüz yorum yok. Tartışmayı başlatın.