Güç ve Siyaset

Algoritma Seçimine İlişkin Mevzata Karşı Çıkıp Algoritmanın Özünde "Kara Kutu" Olduğunu Kabul Ediyor: Meta'nın Avustralya'daki Düzenleyici Mücadeledeki İç Çelişkisi

Instagram sorumlusu Adam Mosseri, Avustralya'da algoritmik içerik akışının kapatılması halinde kullanıcı etkileşiminin en fazla yüzde 50 oranında düşebileceği yönünde uyarıda bulundu, ancak aynı etkinlikte algoritmanın özünde şeffaf olmayan bir "kara kutu" olduğunu da kabul etti. Avustralya'nın platformları algoritma seçeneği sunmaya zorlayacak önerilen mevzuatı bağlamında, Meta'nın düzenlemeye karşı duruşu ile elinde tuttuğu devasa opak güç arasındaki gerilim giderek daha belirgin hale geliyor.

1 görüntülemeKaydetmek için giriş yapın
TRUTH ERA

ABC News Australia'nın haberine göre, Instagram sorumlusu Adam Mosseri bu hafta Avustralya'da düzenlenen bir medya brifinginde düzenleyicilere uyarıda bulundu: Sıradan kullanıcılar algoritmik içerik akışını kapatıp bunun yerine kronolojik akışa geçerse, platformdaki etkileşim en fazla yüzde 50 oranında düşebilir.

"Kronolojik bir akışa geçtiğinizde, şirketlerin, markaların ve yayıncıların içerikleri tarafından boğuluyorsunuz. İçerik üreticileri görünmez kalıyor, arkadaşlarınız ise çok daha fazla gözden kayboluyor," dedi Mosseri brifingde. Kronolojik modda sık sık paylaşım yapan şirket ve markaların kullanıcının görüş alanını dolduracağını, sıradan kullanıcıların içeriklerinin ise bunların arasında kaybolacağını açıkladı.

Bu açıklamalar, Avustralya federal hükümetinin bir yasa teklifini kamuoyuna duyurduğu haftaya denk geldi. ABC News Australia'nın haberine göre söz konusu teklif, büyük sosyal medya platformlarının anlık bildirim yoluyla kullanıcılara algoritmik içerik akışını kapatıp kronolojik akışa geçme seçeneği sunmasını zorunlu kılıyor; ihlal edenler en fazla 100 milyon Avustralya doları para cezasıyla karşı karşıya kalacak. Bu düzenleme, hükümetin üzerinde uzun süredir çalıştığı "dijital bakım yükümlülüğü" çerçevesinin bir parçası. Mosseri brifingde hükümetin teklifine ilişkin doğrudan yorum yapmaktan kaçındı, ancak ABC News Australia'nın aktardığına göre kronolojik akış hakkındaki değerlendirmesini kendiliğinden paylaştı.

Daha dikkat çekici olan ise aynı brifingde ortaya çıkan mantıksal gerilim. Mosseri bir yandan algoritmadan vazgeçmenin "kullanıcı deneyimine" zarar vereceği yönünde uyarırken, diğer yandan bu deneyimi kontrol eden algoritmanın özünde kullanıcının içini göremediği bir "kara kutu" olduğunu kabul etti.

"Şu an çözmeye çalıştığımız şey, kullanıcıya daha fazla inisiyatif, daha fazla şeffaflık ve daha fazla kontrolü nasıl geri vereceğimiz," dedi algoritmanın işleyişi sorulduğunda.

"Varsayılan olmayan her şey, çoğu zaman kullanılmıyor; bu yüzden varsayılan ayarlar o kadar önemli," diye ekledi. Bu ifade, hem kendi ürünlerinde kronolojik akış seçeneğinin kullanım oranının düşüklüğüne ilişkin bir açıklama niteliği taşıyor, hem de düzenleyicilerin "varsayılan olmayan seçeneklerin bulunabilirliği" yönündeki taleplerini dolaylı biçimde kabul ettiğine işaret ediyor.

ABC News Australia'nın haberine göre Meta, diğer yargı bölgelerinde de bu tür kontrolleri devretmeye birçok kez zorlandı. 2023'ten bu yana Avrupa Birliği'nin 27 üye ülkesi, Instagram gibi büyük platformların kullanıcılara kronolojik akış seçeneği sunmasını zorunlu kılıyor; Ekim 2025'te ise Hollanda'da bir mahkeme, platformların kronolojik akışı keşfedilebilir gizli bir ayar olarak değil, varsayılan ayar olarak sunması gerektiğine hükmetti. Avustralya'nın "My Feed, My Way" teklifi tam da bu uluslararası eğilimin uzantısı olarak ortaya atıldı. Teklifin ilerletilme takvimi, Meta'nın geçen ay Amerika Birleşik Devletleri'nde varılan 23 milyar dolarlık uzlaşma anlaşmasıyla yakın bir zamana denk geliyor; bu anlaşma ABC News Australia'nın haberine göre söz konusu meselenin Avustralya'da dikkat çekmesini doğrudan sağladı.

ABD'de 29 eyaletin açtığı dava, Meta'yı platformlarını gençleri bağımlı hale getirecek şekilde bilinçli olarak tasarlamakla suçluyordu. Uzlaşma hükümlerinden biri, Meta'nın ABD'deki genç kullanıcılara kronolojik akışı seçme olanağı tanımasını öngörüyordu. Gençleri bilinçli biçimde bağımlılık yaratan tasarımlar yüzünden 23 milyar dolar uzlaşma ödeyen bir şirketin, şimdi yetişkin kullanıcılara aynı seçeneği tanımayı "kullanıcı deneyimi" gerekçesiyle reddetmesi, tek başına bu şirketin tezine karşı bir kanıt oluşturuyor.

Dikkat çekici bir nokta da şu: Instagram halihazırda küresel ölçekte, Avustralya dahil, "Takip Edilenler" modunda kronolojik akış işlevi sunuyor. ABC News Australia'nın haberine göre Mosseri, Avustralya'daki kullanıcıların bu seçeneği fiilen kullanma oranının yalnızca "düşük tek haneli yüzdeler" seviyesinde olduğunu kabul etti; ancak kendisi de bu rakamın şirketin resmi istatistiği olmayıp veri eksikliği nedeniyle kişisel bir tahminden ibaret olduğunu belirtti. Bunun nedenini bilinçli gizleme yerine görünürlük eksikliği olarak açıkladı ve "gerçekten iyileştirme alanı var" ifadesini kullandı. Ancak görünürlüğün yetersiz olduğunu kabul ettiği bir ortamda şirket, bu seçeneğin varlığının anlık bildirimlerle zorunlu olarak hatırlatılmasına karşı çıkıyor.

Instagram'ın bağımlılık yapıp yapmadığı sorulduğunda Mosseri, gündelik dildeki "bağımlılık" ile "klinik anlamda bağımlılık" kavramlarının farklı olduğunu savundu; oysa 23 milyar dolarlık uzlaşma bedeli, ürün tasarımına yönelik bu tür suçlamalara fiilen yanıt niteliği taşıyor.

Mevcut kamuya açık bilgilere göre Mosseri'nin algoritma kapatıldığında etkileşimin yüzde 50 düşeceğine ilişkin ifadesine dair somut veri ya da araştırma yöntemi sunulmadı; Avustralya'daki kronolojik akış kullanım oranına ilişkin "düşük tek haneli yüzdeler" rakamı, resmi bir sayıya dayanmaksızın Mosseri'nin kendi tahmini olmaktan öte geçmiyor; Hollanda mahkemesinin Ekim 2025 tarihli kararının kapsamı ve uygulama ayrıntıları ayrıntılı biçimde açıklanmadı; Avustralya'nın "My Feed, My Way" yasa teklifi halen öneri aşamasında olup yasalaşıp yasalaşmayacağı ve nihai hükümleri belirsizliğini koruyor.

Yorumlar

0

Henüz yorum yok. Tartışmayı başlatın.