Suudi koalisyonu 12 saat içinde Yemen'in altı vilayetine 54 hava saldırısı düzenledi, sivil kayıpları artmaya devam ediyor
Husiler, Suudi öncülüğündeki koalisyonun 12 saat içinde Yemen'in altı vilayetine 54 hava saldırısı düzenlediğini söyledi. Marib vilayetindeki topçu ateşi en az üç çocuğun ölümüne yol açtı, Cevf vilayetindeki bir cezaevine düzenlenen hava saldırısında ise 32 kişinin hayatını kaybettiği ileri sürüldü. Çatışmalar küresel denizcilik arteri Babü'l-Mandab Boğazı'na yaklaşırken, Pakistan, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ın geçen ay imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın aktive edilebileceği
Suudi öncülüğündeki koalisyon 10 Ekim'de Yemen'e kapsamlı hava saldırıları düzenledi; savaşın boyutu ve sivil kayıpları eş zamanlı olarak artarken, bölgesel savunma anlaşmaları çatışmayı daha geniş bir alana yayma riski taşıyor. Husilerin askeri sözcüsü Yahya Saree, koalisyonun 12 saat içinde Yemen'in altı vilayetine — Cevf, Marib, Taiz, Hodeydah, Saada ve Beyda — 54 hava saldırısı düzenlediğini belirtti. Saree, saldırı uçaklarının Suudi Arabistan sınırları içindeki Hami'de'ül Muşayt'taki Kral Haled Hava Üssü ile Taif'teki Kral Fahd Hava Üssü'nden kalktığını söyledi ve bu saldırıların "Allah'ın iradesi ve kudretiyle karşılıksız ve cezasız kalmayacağı" uyarısında bulundu.
Siviller bu saldırılardan ilk ve en ağır şekilde etkilendi. Yemen hükümeti tarafından işletilen Saba Haber Ajansı'nın haberine göre, Husilerin orta kesimdeki Marib vilayetine yönelik topçu ateşi, biri bebek olmak üzere en az üç çocuğun ölümüne, altı kişinin de yaralanmasına yol açtı. Bu olay, 48 saat içinde meydana gelen ikinci benzer saldırı oldu; önceki saldırıda iki çocuk hayatını kaybetmiş, 15 kişi yaralanmıştı. Husiler ise koalisyonun 9 Ekim'de kuzeydeki Cevf vilayetindeki bir cezaevine düzenlediği hava saldırısında en az 32 kişinin öldüğünü, 7 kişinin yaralandığını iddia etti; Husilerin kontrolündeki haber ajansı 10 Ekim'de koalisyonun aynı gün Taiz, Hodeydah, Cevf ve Marib vilayetlerine 40 hava saldırısı daha düzenlediğini duyurdu. Suudi koalisyonu ile Husilerin açıkladığı can kaybı rakamları çatışmanın taraflarından gelmekte olup, bağımsız olarak doğrulanamamaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, günlerdir süren çatışmalarda binden fazla kişi hayatını kaybetti ya da yaralandı, on binlerce kişi yerinden edildi. Yemen, 2014'te Husilerin başkent Sana'yı ele geçirmesinin ardından iç savaşa sürüklenmiş, 2015'te Suudi öncülüğündeki koalisyon askeri müdahalede bulunmuştu. El Cezire'nin haberine göre bu savaşta tahminen yaklaşık 150 bin kişi hayatını kaybetti. Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda 2022'de sağlanan ateşkes büyük çaplı çatışmaları askıya almıştı; ancak Temmuz ayında hükümet güçlerinin Husilerin kontrolündeki Sana havaalanına saldırı düzenlemesinin ardından savaş yeniden başladı.
Savaş ateşi küresel denizcilik arteri Babü'l-Mandab Boğazı'na doğru ilerliyor. Husiler geçtiğimiz hafta Hodeydah ve Taiz vilayetlerinde Suudi petrol ihracatı için kritik öneme sahip su yolunu hedef alan büyük çaplı bir taarruz başlattı. Reuters'ın Yemen askeri kaynaklarına dayandırdığı habere göre Husiler, Kızıldeniz'deki stratejik liman kenti Mokha'yı ele geçirerek Babü'l-Mandab Boğazı'na daha da yaklaştı. Bu iddia henüz bağımsız olarak teyit edilmiş değil; savaş alanındaki ilerleyişe ve ikmal hatlarının durumuna ilişkin Yemen hükümet güçleri ile Husilerin birbirine zıt açıklamaları da doğrulanamamaktadır.
Çatışma aynı zamanda Suudi Arabistan topraklarına da sıçradı. Koalisyon sözcüsü Tümgeneral Maliki 10 Ekim'de Husilerin Hami'de'ül Muşayt, Ebuha ve Cizan gibi Suudi Arabistan içindeki hedeflere "sürekli olarak" balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla saldırdığını söyledi. Suudi yetkililer bir gün önce Husilerin son dönemdeki saldırılarının Suudi Arabistan topraklarında en az 73 kişinin yaralanmasına yol açtığını belirtmişti. Suudi sivil savunma birimleri Hami'de'ül Muşayt ve Ebuha için peş peşe uyarılar yayımladı, ancak ilgili can kayıplarına ilişkin bir açıklama yapmadı.
Bölgesel askeri yığınak da buna paralel olarak sıkılaştırıldı. Pakistan Savunma Bakanı Havaça Asif bu hafta yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ın geçen ay imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın savaşın genişlemesi halinde devreye girebileceği uyarısında bulundu. Yerel medyaya konuşan Asif, "Eğer Suudi Arabistan haksız bir saldırıya maruz kalırsa ya da Yemen'deki durum Suudi Arabistan'a yayılırsa, hiç kuşkusuz Mekke Anlaşması yürürlüğe girecektir" dedi. İran Dışişleri Bakanlığı ise Arap Birliği dışişleri bakanlarının önceki açıklamasına yanıt olarak, "İran'ın Yemen işlerine karıştığı yönündeki suçlamaları tamamen reddettiğini" yineledi ve Birleşmiş Milletler yol haritası çerçevesindeki Yemen içi diyaloğa destek verdiğini bildirdi.
Henüz yorum yok. Tartışmayı başlatın.