Güç ve Siyaset

İtalya’nın antisemitizm yasa tasarısı Roma’da protesto edildi; BM özel raportörü tasarının İsrail eleştirisini bastırabileceği uyarısında bulundu

İtalya Temsilciler Meclisi Anayasa İşleri Komisyonu, IHRA’nın antisemitizm tanımını iç hukuka aktaracak bir tasarıyı görüşürken yüzlerce kişi Roma’daki Montecitorio Meydanı’nda protesto düzenledi. BM’nin işgal altındaki Filistin toprakları özel raportörü Francesca Albanese, İsrail eleştirisini antisemitizmle eşitlemenin ifade özgürlüğünü kısıtlayacağını söyledi ve İtalya’yı Avrupa’da İsrail’i en güçlü savunan ülkelerden biri olarak niteledi.

0 görüntülemeKaydetmek için giriş yapın
TRUTH ERA

Al Jazeera’nin haberine göre yüzlerce gösterici çarşamba günü Roma’daki Montecitorio Meydanı’nda toplanarak İtalya’da görüşülen antisemitizm yasa tasarısını protesto etti. Uluslararası Af Örgütü’nün İtalyan Parlamentosu önünde dağıttığı sarı-siyah pankartlarda “Antisiyonizm antisemitizm değildir” yazıyordu.

Gösteri, İtalya Temsilciler Meclisi Anayasa İşleri Komisyonunun tasarıyı görüştüğü gün düzenlendi. Tasarı 4 Mart’ta Senatoda ezici çoğunlukla kabul edilmişti ve şimdi Temsilciler Meclisinin incelemesinde. Meclis, nihai genel kurul oylamasını 2 Ekim’e planladı. İtalya’nın anayasal usulüne göre bir tasarının yasalaşabilmesi için her iki meclisin de aynı metni onaylaması gerekiyor.

Tartışmanın merkezinde, Uluslararası Holokost Anma İttifakının (IHRA) antisemitizm tanımının iç hukuka aktarılması bulunuyor. IHRA tanımı, “örneğin İsrail Devleti’nin varlığının ırkçı bir girişim olduğunu ileri sürerek Yahudi halkının kendi kaderini tayin hakkını inkâr etmeyi” ve “günümüz İsrail politikalarını Nazilerin politikalarıyla karşılaştırmayı” antisemitizm olarak nitelendiriyor.

İtalyan Yahudi ırkçılık karşıtı hareketi Tikkun’un üyesi Daniel Calò protestoda, “İsrail Devleti’ne ve onun suç teşkil eden politikalarına yönelik her türlü eleştiriyi bastırmak için antisemitizmin araçsallaştırıldığını görmekten bıktık” dedi. Calò, “Bu utanç verici tasarı karşısında, Siyonizme karşı çıkmanın antisemitizm olmadığını bir kez daha güçlü biçimde vurguluyoruz” diye konuştu.

Birleşmiş Milletler İşgal Altındaki Filistin Topraklarındaki İnsan Hakları Durumu Özel Raportörü Francesca Albanese, Al Jazeera’ye verdiği röportajda bir devlete yönelik eleştiriyi antisemitizmle eşitleyen yasaların sorunlu olduğunu söyledi. “Bir devlete yönelik eleştiriyi doğrudan ya da dolaylı biçimde antisemitizmle eşitleyen her türlü yasa sorunludur ve çözmeye çalıştığı sorundan daha fazla sıkıntı yaratabilir” dedi.

Albanese, tasarının insanların “apartheid devleti İsrail’i” analiz etme, belgeleme ve eleştirme imkânını kısıtlayabileceğini belirterek İtalya’yı hesap verebilirlik yerine İsrail’i korumaya öncelik vermekle suçladı. “İsrail Devleti’ni eleştiriden koruma ihtiyacı, adaleti sağlama ihtiyacından daha güçlü” diyen Albanese, “Bu son derece tehlikeli, çünkü dünyadaki her Yahudi İsrail’in bir tür temsilcisi olarak görülebilir” ifadelerini kullandı. Mevcut hükümet dönemindeki İtalya’yı, Avrupa’da İsrail’i en kararlı biçimde savunan ülkelerden biri olarak tanımladı.

Al Jazeera’nin aktardığına göre Uluslararası Af Örgütü İtalya Şubesinden Anneliese Baldaccini, tasarının kabul edilmesi halinde okullara, üniversitelere, sosyal medya platformlarına ve kültür derneklerine uygulanacağını söyledi. Tasarının “siyasi eleştiriyi sansürleyen bir tanıma dayandığını” belirtti.

Küresel Sumud Filosu’na katılan Filistin dayanışma hareketi aktivisti Toni La Piccirella, tasarının “haber kuruluşlarına, çevrim içi bilgi platformlarına ve sosyal medyaya saldırmak için hukuki bir araç sağlayarak soykırımı ve onun ayakta kalmasını sağlayan tüm ekonomik sistemi açığa çıkaran herkesi susturacağından” kaygı duyduğunu söyledi.

Bununla birlikte tasarı, İtalya’daki Yahudi kurumlarının liderlerinden güçlü destek görüyor. İtalyan Yahudi Toplulukları Birliği (UCEI) Başkanı Noemi Di Segni, ocak ayında Senato Anayasa İşleri Komisyonunda verdiği ifadede antisemitizme karşı yasal adım atmanın “acil ve kaçınılmaz” olduğunu söyledi. Kudüs doğumlu olan ve İsrail ordusunda görev yapan Di Segni, İsrail’in Gazze’deki savaşını soykırım olarak nitelendirmeyi defalarca reddetti. Ocak 2025’te “soykırım”, “toplama kampı”, “açlıktan öldürme”, “Nazi” ve “apartheid” gibi terimlerin İsrail’in eylemlerini tanımlamak için kullanılmaması gerektiğini savundu.

Tasarı Senatoda bazı muhalefet milletvekilleri dahil partiler üstü destek aldı. Demokratik Partili altı senatör lehte oy kullanırken parti grubu genel olarak çekimser kaldı. Bu bölünme Temsilciler Meclisinde de sürüyor.

Beş Yıldız Hareketinden Stefania Ascari, tasarının en sert muhaliflerinden biri. Parlamentoya girmeden önce göstericilere “Yahudiler ve tüm dünya için en büyük tehdit, terörist İsrail devletidir” dedi. Tasarının “ifade özgürlüğünü, üniversite özerkliğini ve derneklerle sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarını” hedef aldığını söyledi.

Anayasa İşleri Komisyonunun toplantısı oylama ya da esasa ilişkin görüşme yapılmadan sona erdi. Al Jazeera’ye göre komisyonun gelecek hafta çalışmalarına devam etmesi bekleniyor, ancak kesin takvim hâlâ belirsiz. Temsilciler Meclisi nihai genel kurul oylamasını 2 Ekim’e koyduğu için komisyon aşamasını tamamlamak üzere oldukça dar bir süre kaldı.

Aktivistler bu süre boyunca Parlamento dışında ve sokaklarda toplanmaya, kaygılarını dile getirmeye devam edeceklerini söyledi.

Yorumlar

0

Henüz yorum yok. Tartışmayı başlatın.