Politika ve Yönetişim

Yetmiş bin kişinin Ceuta'ya akın etmesinden bir gün önce istihbarat uyarıda bulunmuştu — AB'nin 115 milyon euroluk fonu yine de 'güçlendirme ve iadeye' öncelik veriyor

İspanya'nın deşifre belgeleri, 70 binden fazla göçmenin Kuzey Afrika özerk kenti Ceuta'ya akın etmesinden bir gün önce Ulusal İstihbarat Merkezi'nin "toplu giriş" uyarısı yaptığını, memorandumun iki sosyal medya grubunun toplam 180 bin takipçisinden söz ettiğini ortaya koyuyor. Ancak Başbakan Sánchez istihbaratın orduya bildirilmediğinde ısrar ediyor. Onlarca kişinin boğularak yaşamını yitirdiği, binlerce refakatsiz çocuğun mahsur kaldığı ortamda AB, İspanya'ya termal kameralar, su üstü şamandır

0 görüntülemeKaydetmek için giriş yapın
TRUTH ERA

Onlarca göçmenin boğularak öldüğü, binlerce refakatsiz çocuğun İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk kenti Ceuta'da mahsur kaldığı ortamda AB, bu hafta İspanya'ya yaklaşık 115 milyon avro acil fon sağlayacağını açıkladı. Fonun kullanım kalemleri — termal kameralar, su üstü şamandıra sistemleri, su altı dronları, göçmen tarama tesisleri ve kişilerin Fas'a iade kapasitesi — Brüksel'in bu krizin ardındaki önceliklendirmesini gözler önüne seriyor.

Deutsche Welle'nin haberine göre, AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Henna Virkkunen, "Ceuta'daki durum dış sınırımız üzerinde baskı oluşturuyor. Mesajımız açık olmaya devam ediyor: yasadışı göçle mücadele etmeye ve Ceuta'da hâlâ yasadışı biçimde bulunan kişilerin hızla iade edilmesini sağlamaya kararlıyız" dedi. Fon, İspanya tarafından ilk olarak 24 Ağustos'ta AB'ye başvurularak talep edilmişti.

Aynı gün Madrid, 40'ı aşkın belgeyi deşifre etti — çok sayıda kolluk kuvveti ve istihbarat kurumuna ait iç alarmlar, istihbarat raporları ve iletişim kayıtları. Bu belgeler, Sánchez hükümetinin kamuoyuna yansıttığı anlatıyla gerilim içinde olan bir tablo çiziyor.

Deutsche Welle'nin ele geçirdiği deşifre memorandumlara göre, İspanya Ulusal İstihbarat Merkezi, olaydan bir gün önce Ceuta makamlarına acil bir bildirim göndererek "Ceuta'ya yönelik çok sayıda giriş çağrısı" sinyali bulunduğu konusunda uyardı. Belge özellikle şunu kaydediyor: "Bildirildiğine göre, iki farklı grubun toplam 180 bin takipçisi bulunuyor; bu yalnızca boyutu göstermek için belirtilmiştir." Ulusal Polis'e bağlı sınır birimi CENIF de bir gün önce sosyal medya gruplarına ilişkin bir uyarı yayımlayarak, göçmen toplulukları içinde "29 Temmuz 2026 gecesi kitlesel bir sınır geçişinin düzenlenmeye çalışıldığının" tespit edildiğini belirtti.

30 ve 31 Temmuz'da yaklaşık 72 bin kişi Fas'tan Ceuta sınır çitine akın etti; görüntüler AB içinde ve dışında şok etkisi yarattı. Deutsche Welle'nin haberine göre, sınırı geçenlerin büyük çoğunluğu iade edilmiş olsa da binlerce kişi hâlâ Ceuta'da kalıyor ve "bunların birçoğu zor durumdaki refakatsiz çocuklar."

Uyarı ile kriz arasındaki açıklık siyasi tartışma konusu haline geliyor. Başbakan Sánchez sosyal medyada, Ulusal İstihbarat Merkezi'nin alarmının yalnızca Ceuta'daki yerel makamlara gönderildiğini, orduya ya da Savunma Bakanlığı'na bildirilmediğini savundu. Sánchez şöyle yazdı: "O zaman elde bulunan bilgiler ışığında, 30 ve 31 Temmuz'da yaşanan göç krizini hiç kimse öngöremezdi. Yetkin hiçbir kurum öngöremedi. Ne İspanya'da ne de AB'de."

Ancak uyarının iletildiği kapsamın kendisi de sorgulanıyor. Madrid Yüksek Ceza Mahkemesi, Fas makamlarının bu kitlesel sınır geçişini kolaylaştırıp kolaylaştırmadığına ilişkin bir soruşturma başlattı — Sánchez daha önce Fas'a yönelik "kesin kanıt" bulunmadığını söylemiş olmasına rağmen. Deutsche Welle ayrıca, olayın AB üye ülkeleri arasında, en belirgin biçimde İspanya'nın sol hükümeti ile İtalya'nın aşırı sağ liderliği arasında açık bir ayrışmaya yol açtığını bildiriyor.

"Yasadışı göçle mücadele" ile "hızlı iadenin sağlanmasını" resmi söyleme yan yana yazmak, başlı başına bir politika yönelimi tercihidir. Deutsche Welle'nin aktardığı AB açıklamasına göre, 115 milyon avro "sınır gözetimi, sınır koruma ve güvenlikle ilgili altyapının güçlendirilmesi" için ve "Ceuta'da hâlâ yasadışı biçimde bulunan kişilerin iadesinin desteklenmesi" amacıyla kullanılacak. Bu çerçevede, krizden önce mevcut olan istihbarat uyarıları, kriz sırasında hayatını kaybedenler ve krizin ardından özerk kentte mahsur kalan çocuklar, "dış sınır baskısı" başlığıyla anılan tek bir bütçe kalemi altında toplanıyor.

Yorumlar

0

Henüz yorum yok. Tartışmayı başlatın.